TDV'nin "Uluslararası İyilik Ödülleri" Avrupa'dan 2 projeye geldi

  • 14 Mar, 2019 - 13:40

Türkiye Diyanet Vakfı'nın (TDV) "Dünyayı iyilik değiştirecek" sloganıyla düzenlediği “5.Uluslararası İyilik Ödülleri”, gerçekleştirilen törende sahiplerini buldu. Ödüllerden 2 tanesi Avrupa'da gerçekleştirilen proje sahiplerine geldi.

Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, Türkiye'den ve yurt dışından bini aşkın yaşanmış iyilik hikayesi içerisinden belirlenen yedi kişiye “5.Uluslararası İyilik Ödülleri” verildi.

Bosna-Hersek ve İspanya'dan da aday gösterilen iki proje, bini aşkın yaşanmış iyilik hikayesi arasından iyilik öncüsü ödülüne layık görüldü.

Bosna-Hersek ödülü ZİLHA ŞETA'ya

Zilha Şeta, Saraybosnalı bir iyilik gönüllüsü. 1992 yılında kurduğu aşeviyle ihtiyaç sahiplerine yemek dağıtıyor. İlk zamanlar, ülkenin Doğu bölgesinden kaçan mülteciler için hizmet veren aşevi, şimdilerde günde binden fazla kişiye kapısını açıyor. Ramazan ayında ise bu sayı beş binlere kadar çıkıyor. 

Zilha teyze ayrım yapmadan herkesin bu aşevinden yararlanmasını sağlamış, o sadece Boşnakların değil herkesin Zilha teyzesi. Şeta yardımseverliği ve paylaşmayı hayatının merkezine almış. Şeta’ya ödülünü Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Huriye Martı verdi.

İspanya ödülü FREDERİC OMAR KANAUTE'ye

Başarılarıyla ismini futbol tarihine altın harflerle yazdıran dünyaca ünlü bir isim… O sadece attığı gollerle değil yaptığı iyiliklerle de Müslümanların gönüllerinde taht kurdu. Hayatını Peygamber Efendimizi örnek alarak sürdüren bu kişi Frederic Omar Kanaute…

Frederic Omar Kanaute, Mali asıllı bir futbolcu. O, yaptığı hizmetlerle adını iyiler kervanına yazdırmayı başardı. 20’li yaşlarda İslam’ı seçen sporcu Mali sokaklarında dolaşırken gördüğü fakir çocuklardan etkilendi ve onlar için bir vakıf açtı. Bu vakıf sayesinde Mali’de yüzlerce çocuk için köy kurdu ve onların umudu oldu.

Ayrıca 6 yıl boyunca FC Sevilla (İspanya)'da top koşturan ünlü futbolcu, İspanya’da bir caminin yıkılmasını engelledi. Hatta caminin bulunduğu yeri satın alarak Müslümanlara devretti. Kanaute’ye ödülünü Cumhurbaşkanlığı  İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı verdi.

Ödül alan diğer 5 iyilik öncüsü

“5.Uluslararası İyilik Ödülleri” töreninde yaptıkları iyilik çalışmalarına ödül verilen diğer 5 iyilik öncüsünün isimleri ve hikayeleri şöyle:

HUZEYFE AYDIN

Doğuştan görme engelli 19 yaşındaki Huzeyfe Aydın, azmi ve çalışkanlığıyla herkesin takdirini kazandı. Emeklerinin karşılığını alarak hukuk fakültesine tam burslu olarak girmeyi başardı. Huzeyfe’nin yaptıkları bunlarla sınırlı değil. O, üniversiteye başlar başlamaz kolları sıvadı ve kendisi gibi görme engelli olan arkadaşları için 12. Sınıf Arapça ders kitabını Braille alfabesine çevirdi. Huzeyfe, şimdi bu kitabı kendisine ulaşan görme engelli arkadaşlarına ücretsiz dağıtıyor. Huzeyfe Aydın’a ödülünü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Mustafa Rifat Hisarcıklıoğlu verdi.

OSMAN GÖKREM

İstanbul Beyoğlu’nda Selime Hatun Camii imam hatibi Osman Gökrem, evsiz dostu imam olarak biliniyor. O, ihtiyaç sahipleri için camisinin kapılarını ardına kadar açan bir yardımsever. Osman Hoca, evi olmayanların, parkları bahçeleri yurt edinenlerin rahatça kullanabilmeleri için caminin alt katına banyo yaptırır. Onlara gönüllü berberlik hizmeti vererek saçlarını ve sakallarını traş eder. Her cumartesi sabahı cami önünde çay, çorba, simit ikramında bulunur. Onların gözlerindeki hüznü az da olsa dağıttığında mutlu olan Osman Hoca, bir kişiyi kurtarmak insanlığı kurtarmak gibidir diyerek her geçen gün iyilik dalgasını genişletmeye çalışıyor. Görkem’e ödülünü Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş’ten aldı.

AYŞE MASLUHİ

Ayşe Masluhi, Kudüs’ün Yahudi yerleşimi olan Megaribe Mahallesi’nde bir apartmanda yaşıyor.  O, çevresini saran işgalci yerleşimcilere, evinin girişinde kurulan barikatlara, 7/24 izlenen kameralara rağmen hayatını gururla ve inançla devam ettiriyor.  25 metrekarelik evini Yahudi yerleşimcilerin ısrarlarına ve yüksek fiyatlar teklif etmelerine rağmen satmıyor. Direnişi ve asaletiyle bütün Müslümanlara örnek olan Masluhi, Karun’un hazinelerini de verseler evini asla Yahudi işgalcilere satmayacağını söylüyor ve Türkiye’deki Müslümanlardan tek bir şey istiyor: Filistin’i yalnız bırakmayın! Ayşe Masluhi’ye ödülünü Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın davetlisi olarak törene katılan Katar Evkaf ve İslam İşleri Bakanı Gays bin Mübarek El Kuvari verdi.

TURGAY TANÜLKÜ

Kendisi de genç yaşında cezaevinde yatan sanatçı Turgay Tanülkü, ailesi cezaevlerinde bulunan çocuklarla 20 yılı aşkın zamandır adeta bir baba gibi ilgilendi. Onlara kol kanat gerip okuttu ve vatana, millete hayırlı bireyler olmasını sağladı. O, yirmiden fazla çocuğun manevi babası olarak çocukların ellerinden tutmaya devam etmekte ve ailesini gün geçtikçe genişletmektedir. İyilik bazen birilerinin umudu olmak bazen de kötülüklere kalkan olmaktır. Tanülkü’ye ödülünü Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş verdi.

ŞENGÜL KAZAN

Şengül Kazan 40 yıldır Darülaceze gönüllüsü. Haftanın iki günü Darülacezeye gelip burada yaşayanların tırnak bakımını yapıyor. Yaşlıların banyosundan yemeklerine kadar birçok ihtiyaçlarıyla ilgileniyor. Kâh dertleriyle hüzünleniyor kâh sevinçlerine ortak oluyor. Şengül Kazan’ın, Darülaceze dönüşü yaşadığı huzuru anlatmaya kelimeler yetmiyor. Şengül Kazan, Darülacezedeki yaşlıların en çok sevgiye ihtiyacı olduğunu söylüyor ve gençlerden yaşlılarına sahip çıkmalarını istiyor.  Kazan ödülünü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın elinden aldı.

MAHMUT CELALETTİN ÖKTEN (VEFA ÖDÜLÜ)

1882 yılında hayata gözlerini açan Mahmut Celalettin Ökten, ömrü boyunca ilmin ve irfanın izini sürdü. 1911'de Darülfünun Edebiyat Şubesinden mezun olduktan sonra eğitim ve öğretim yolculuğuna öğretmenlik ve idarecilikle devam etti. Bir hayali vardı Celal Hoca’nın: “Münevver gençler yetiştirmek”. İnsanlığın hayrı için çalışan, ayrım gözetmeksizin herkese iyilik yapan, imanlı ve kararlı gençler...

Sarsılmaz bir azimle bir ömür boyunca bu hayalin ve idealin peşinden koştu. Gençliğin “gelecek” olduğuna inanan yüreği güzel bir avuç insan, 1951 yılında İstanbul’da bir çınar dikti, Bir neslin umutlarını yeşerten bu çınarın adı imam hatipti...

Okulun kurucu müdürü olan Celal Hoca, mütevazı, merhametli ve fedakâr kişiliğiyle "İmam Hatip Neslinin Öncüsü" olarak tarihimize geçti. O yıllarda küçük bir fidan olan imam hatip çınarı, gün geçtikçe kök saldı Anadolu’nun dört bir yanına, ve dalga dalga iyilik yaymaya başladı bu topraklarda... İmam hatip okullarında inanan ve iyi işler yapan, insanlığı iyiliğe davet edip kötülükten sakındıran nesiller yetişti.

Mahmut Celalettin Öktem’e verilen ödülü, Sadettin Ökten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı.

"Uluslararası İyilik Ödülleri"

“Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası İyilik Ödülleri”nin sadece bir ödül töreni ya da iyiliği ödüllendirme çalışması olmadığını ifade eden  Prof. Dr. Ali Erbaş, "Amacımız kötülüklerin yeryüzünü kuşattığı, vicdanları esir aldığı bir dünyada iyiliği hâkim kılmak, iyiliği gündem yapmak adına zihinlerde ve gönüllerde farkındalıklar oluşturmaktır. İyilik seferberliği başlatmaktır.  İyilik bilinci ve gayretiyle hayatı ve yeryüzünü güzelleştirmektir." dedi.

Erbaş konuşmasını, “Zira iyilik, her şeyden önce bizleri saf, temiz ve berrak fıtratımızla buluşturan en büyük değerdir.

İyilik güzel ahlakı kuşanarak kulluk ve sorumluluk bilinciyle yaşanan bir hayattır. 

İyilik Allah’a hakkıyla iman ederek O’nun verdiği nimetleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktır. 

İyilik sadece maddi imkânlarla sınırlı değildir. İçten bir tebessüm, dua, hüzünlerin ve heyecanların paylaşılması da en büyük iyiliklerdendir. 

Bu manada insanın dünya ve ahiret saadetini temin için gelen İslâm dini; iyilik, ihsan, yardımlaşma, paylaşma, merhamet, adalet, barış gibi değerleri ikame ederek bireysel, toplumsal ve evrensel huzuru temin etmiştir.” şeklinde sürdürdü.

(Diyanet Haber, BAKIŞ)

Benzer Haberler