“Devlet Müslüman karşıtı ırkçılığa karşı daha fazla önlem almalı”

  • 31 May, 2019 - 09:12

Son yıllarda Almanya’da İslam’a ve Müslümanlara yönelik artan ırkçı saldırılara dikkat çekerek devletin üzerine düşen önlemleri almasını talep eden Perspektif'ten Murat Gümüş'ün ilgili yazısını önemine binaen alıntılıyoruz.

Almanya’da İslam’a ve Müslümanlara yönelik reddedici tutum son yıllarda toplumun içlerine kadar ilerlerken, başörtülülere yönelik ayrımcılık ve camileri hedef alan saldırılar da korkutucu düzeyde arttı. Saldırıların engelenmesi, eşitsizlik, adaletsiz muamele ve ayrımcılıkla mücadele ise ancak devletin atacağı adımlarla mümkün olacaktır. 

Müslüman karşıtı ırkçılık artık Almanya’da sıkça rastlanan bir durumdur. Almanya Protestan Kilisesi (Alm. “Evangelische Kirche in Deutschland”, EKD) tarafından gerçekleştirilen araştırma veya “Otoriterlik Araştırması” (Alm. “Autoritarismus-Studie”) gibi güncel araştırmalar şunu göstermektedir: İslam’a ve Müslümanlara yönelik reddedici tutum son yıllarda sadece artmakla kalmamış, aynı zamanda topluma iyice nüfuz etmiştir. Bilhassa başörtülü Müslüman kadınların neredeyse her gün maruz kaldıkları ayrımcılık ve fiziksel şiddetin yanı sıra camileri hedef alan saldırılar bu reddedici tutumun ne derece “ürkütücü” bir seviyede olduğunu gözler önüne sermektedir.

Buna karşın maalesef mağdurlar genellikle ciddiye alınmamakta, başlarından geçen bu travmatik   hadiseler önemsenmemekte veya göz ardı edilmektedir. Özellikle okullar gibi eğitim kurumları kendi iç bünyelerindeki meselelelerin sorgulanmasından hoşlanmamaktadır. Ayrıca bu gibi durumlar artık sıklıkla “ırkçılık yaşanmayan okullar” iddiasını taşıyan okullarda meydana gelmektedir. Son zamanlarda Almanya İslam Konseyi’nin (Islamrat) günlük hayatın çeşitli alanlarında yaşanan ayrımcılık vakalarına ilişkin aldığı şikâyetler artmıştır.

Özellikle başörtülü Müslüman kadınlara yönelik şiddet eğilimi endişe verici bir boyuta ulaşmıştır. Bu kişiler sokakta veya alışveriş merkezlerinde sözlü saldırıya veya fiziksel şiddete maruz kalmaktadırlar. Sadece Berlin’de bir hafta sonunda başörtülü kadınlara yönelik üç saldırı bildirilmiştir. Artık somut önlemler almanın zamanı çoktan gelmiştir.

Müslüman Karşıtı Irkçılığa Karşı Sivil İnisiyatifler

Müslüman karşıtı ırkçılığa dair çalışmalarda hangi modellerin faydalı olduğu görülmüştür? Hangi sorunlar çözülebilmiştir ve daha nelerin yapılması gerekmektedir? Bu sorular son olarak 4. Alman İslam Konferansı (Alm. Deutsche Islam Konferenz, DIK) çerçevesinde düzenlenen “İslam ve Müslüman karşıtı ırkçılık” çalıştayı kapsamında ele alınmıştır.

Çalıştayın merkezinde öncelikle iş piyasasında başörtülü kadınlara yönelik ayrımcılık ve eğitim sektöründe İslam düşmanlığı konuları yer almıştır. Bu bağlamda Duisburg-Essen Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “Gençlik çağında ve okullarda İslam düşmanlığı” (Alm. “Islamfeindlichkeit im Jugendalter und im schulischen Kontext”) konulu araştırmanın ilk sonuçları da açıklanmıştır. Genç Müslümanların kamu okullarında hangi ayrımcılık türlerine maruz kaldıklarıını ve öğretmenlerin bu anlamda iş birliği yapmaya ne kadar sıcak baktığını Berlin merkezli eğitim örgütü LIFE derneğinden Aliyeh Yegane açılış konuşmasında açıklamıştır.

Devlet Müslüman Karşıtı Irkçılığa Karşı Ne Gibi Önlemler Almaktadır?

Müslüman karşıtı ırkçılığa karşı sivil toplumsal projeler ve inisiyatifler önemlidir. Ancak, geliştirilen önlemlerin siyaset, okullar ve resmî kurumlar tarafından dikkate alınmayıp etkin bir şekilde uygulanmaması veya öğretmenler ya da polis memurları tarafından yapılan ayrımcılığın cezai yaptırımlarla sonuçlanmaması durumunda söz konusu sivil örgütlerin elinden pek bir şey gelmemektedir.  

Örneğin başörtüsü yasakları, güncel yargı kararları örnek gösterilerek benzer gerekçelerle özel işletmeler tarafından da uygulanmaktadır. Bu durumda da ayrımcılıkla mücadele eden derneklerin, dinî cemaatlerin, bilim insanlarının ve proje yüklenicilerin çalışmaları boşa gitmektedir.

Genel olarak vatandaşlarını, özellikle de azınlıkları saldırılardan ve ayrımcılıktan korumak devletin görevidir. Bu anlamda özellikle okullar ve iş dünyası önemli alanlardır. Bilim insanları ve Almanya İslam Konseyi gibi dinî cemaatler yıllardan beri bu ihtiyaca dikkat çekmektedir. Sivil toplum kuruluşları, mevcut sorunları göstererek uygun projelerle bunları hafifletmeye çalışabilir. Ancak eşitsizlik, adaletsiz muamele ve ayrımcılıkla gerçekten etkili bir şekilde mücadele etmek sadece devletin ayrımcılık karşıtı uygulamalara katılması ile mümkün olabilir. Bu anlamda devlet örneğin yasal koruma imkânlarının iyileştirilmesi, iş başvurusu sürecinde ayrımcılığın ortadan kaldırılması, kamu personeli eğitiminde bu konunun ele alınması ve Müslüman karşıtı ırkçılıkla mücadele projelerinin desteklenmesi gibi faaliyetlerde bulunmalıdır.

Müslümanlar barışçıl bir toplumsal yaşam için çalışabilir, gelişmeleri gözlemleyebilir, ayrımcılık vakalarını bildirebilir, endişelerini siyasi sorumlulara iletebilirler. Ancak yapılacaklar bununla sınırlı kalmamalıdır. Devlet eyleme geçmeye hazır olmalıdır.

Bundan Sonra Neler Yapılmalıdır?

Bu sebeple DIK çalıştayı sadece ilk adım olmalıdır. Durum değerlendirmesi yapıldıktan sonra okulda, iş hayatında ve medyada Müslüman karşıtı ırkçılığın kendini somut olarak nasıl gösterdiği ve buralarda nasıl ve kiminle mücadele edilmesi gerektiği saptanmalıdır.

 Ancak her şeyden önemlisi Müslüman karşıtı ırkçılıkla mücadele sadece DIK süreci ile ve burada belirlenen odak noktası ile sınırlı kalmamalı, DIK sonrasında ve gelecek yasama dönemlerinde de sürdürülmelidir. Bu sebeple faydalı projelerin desteklenmesinin yanı sıra, İç İşleri Bakanlığı, Federal Başbakanlık Makamı, Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi, bilim, İslami cemaatler ve ayrımcılıkla mücadele dernekleri temsilcilerinden oluşan bir uzman komisyonun oluşturulmasını öneriyoruz. Böyle bir komisyonun hedefi, çözüm ve uygulama odaklı faaliyet seçeneklerine yönelik ortak uzmanlık bilgilerinin birleştirilmesi olmalıdır. Her hâlükârda ilgili aktörlerin DIK etkinliklerinin hazırlık ve uygulama süreçlerine dâhil edilmesi önem taşımaktadır.

(Murat Gümüş, Perspektif)

Benzer Haberler