Uygur Özer Bölgesi ile ilgili değerlendirme

  • 04 Jul, 2019 - 11:44

Star Gazetesi Dış Haberler Editörü Şerif Egemen Ahmet ile İhlas Haber Ajansı (İHA) Baş Editörü İrfan Altıkardeş bir gazeteci grubuyla birlikte yaptığı Çin ziyareti sonrasında, Uygur Özerk Bölgesi ve Xinjiang'ın durumunu değerlendirdi.

STAR GAZETESİ

Ahmet, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumqi'nin kendisini Beijing'den daha fazla etkilediğini vurgulayarak, bölgeye yönelik haberlerin genellikle batı basınından geldiğini dile getirdi.

Star Gazetesi Dış Haberler Editörü Şerif Egemen Ahmet, CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp, sunduğu Manşet programına katıldı.

Xinjiang hakkında çarpıtılarak haber yapıldığını ifade eden Ahmet, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Xinjiang'ın terörle mücadele sonrasında ne kadar geliştiğini görmüş olduk. Terörle mücadele Müzesi'ni ziyaret ettik. 1992'den bu yana bölgeye yönelik terör saldırıları gerçekleştiriliyordu. Yaklaşık 48 aydır bir saldırı olmasa da orada bize, terörle mücadelede hangi adımların atıldığını, terör saldırılarında kaç kişinin hayatını kaybettiği ve saldırılarda hangi tür silahların kullanıldığı bilgisi aktarıldı. Bizi Xinjiang Özerk Bölgesi'nin Başkan Yardımcısı ağırladı. Kendisinin bizzat verdiği rakamlara göre, bölgede son dönemlerde epey gelişme olmuş. Şimdiki hedeflerinin de yoksulluğu sıfıra indirmek olduğunu söyledi. Xinjiang'a dair batı basınında çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor. İnsanlar, rahat bir şekilde sokakta gezebiliyor, kültürlerini ve dillerini yaşatabiliyor. Bunu da Çin zaten destekliyor."

"NAMAZ KILMANIN YASAK OLDUĞUNA DAİR İFADELER DOĞRU DEĞİL"

Camilere ve İslam Enstitüsü'nü de ziyaret ettiklerini belirten Şerif Egemen Ahmet basında çıkan, namaz kılmanın yasak olduğuna dair ifadelerin doğru olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

"Devasa bir yapı olan İslam Enstitüsü'nden mezun olanlar, imam ya da din görevlisi oluyor. Camilerde de özellikle Cuma namazlarında cemaat, çok yoğun katılım gösteriyormuş. Ziyaretimiz esnasında, insanların rahat ve sorunsuz bir şekilde ibadet ettiğini gördük. Hatta Arapça'yı da çok etkin bir şekilde kullanıyorlar, Çin, bazı din alimi olmak isteyenleri Mısır'a göndererek, eğitim almalarını sağlıyor. Ayrıca, Urumqi'deki yöneticiler de Uygur. Dolayısıyla, basında yansıyan haberler gerçeği yansıtmıyor, burada Çin'in eksiği de Xinjiang'ı yeteri kadar anlatamıyor oluşu."

ÇİN, TEKNOLOJİ İLE HAYATIN HER ALANINDA BÜTÜNLEŞMİŞ

Xinjiang dışındaki bölgelere bakıldığında, yeni bir Çin olduğunu belirten Ahmet, "21. Yüzyıla adapte olmuş hatta önden giden bir Çin var. Ödeme sisteminden başlayarak tüm yaşam pratiklerinde, teknoloji ile bütünleşmiş, yüksek teknolojiye uyum sağlanmış." ifadelerini kullandı.

Şerif Egemen Ahmet, Hami'den Urumqi'ye hızlı trenle gittiklerini ve o tren yolunun aslında Xinjiang Bölgesi'ni Türkiye'ye bağlayan kargo treninin geçtiği yol olduğunu ifade etti.  Henüz yolcu trenine geçilmediğini ama Xinjiang, Kuşak ve Yol'un bir parçası olduğunu belirten Ahmet, bunun Xinjiang'ın gelişiminde de etkisi olduğunun altını çizdi.

İHLAS HABER

İhlas Haber Ajansı (İHA) Baş Editörü İrfan Altıkardeş, CRI TÜRK'te Kâmil Erdoğdu'nun hazırlayıp, sunduğu Manşet programına katıldı. Hem ekonomik hem de sosyal açıdan Çin'de güzel bir tabloyla karşılaştıklarını belirten Altıkardeş, şöyle devam etti:

"Xinjiang Özerk Bölgesi'ne de gittik ve buradaki izlenimlerimiz Türkiye'de özellikle sosyal medyada yer alan birtakım bilgilerin çok ötesinde oldu. Xinjiang bölgesini beklediğimden kesinlikle çok daha iyi buldum. Çin, son yıllarda gelişerek, yüzde 8 ilâ 9'lu büyüme oranlarının insanların hayatına da yansıdığına şahit oldum. Bu arada Çin'den Türkiye'ye gelişler de son aylarda artmıştı ve onlara Türkiye'yi tercih etme nedenlerini sorduğumda, oradaki genç arkadaşlar Türkiye'nin hem bir Avrupa ülkesi olduğunu hem de alışveriş ve konaklama açısından daha cazip bir fiyat avantajı sunduğunu söylediler. Çin'de yaşam standardının yükselmesi ile birlikte, fiyatlarda artış olduğunu da söyleyebilirim."

"HEM EKONOMİK HEM DE SOSYAL AÇIDAN ÇİN'DE GÜZEL BİR TABLOYLA KARŞILAŞTIK"

Ayrıca Urumqi ve Hami şehirlerini de gezdiklerini belirten İrfan Altıkardeş, buradaki ekonomik kalkınmanın da bölgeye destek olunup, başka bölgelerle de kardeş müesseseler kurularak, sağlanmasının olumlu bir unsur olarak karşısına çıktığını kaydetti. Bölgedeki Uygur Türklerinin de hem aile yaşantısı hem de dini inançlarını yerine getirme konusunda büyük bir sıkıntıları olmadığını ifade eden Altıkardeş, şunları söyledi:

"Sadece, İslam dininde dini vecibeleri yerine getirmek erkek çocuklarında 13-14, kız çocuklarında 11-12 yaşlarında başlamasına rağmen, Çin Hükümeti'nin özerk bölgede 18 yaşından önce ibadethanelere gitmesine müsaade etmediğini gördüm. Benim yadırgadığım tek konu bu oldu.

Bu organizasyonda, oradaki ekonomik kalkınmanın, sosyal kalkınmaya ve insanların bir araya gelmelerine de önemli bir katkı sağladığını, insanları terörizm ve diğer radikal düşüncelerden uzaklaştırdığını gördüm. Ayrıca Xinjiang'da ilahiyat fakültelerinin olması, camilerin açık olması da olumlu bir durum olarak kayıtlarım arasında yer alıyor." (CRI-Turk)

Benzer Haberler