Trump dinamitin fitilini ateşledi!

  • Abdullah Muradoğlu
  • 15 Apr, 2019 - 09:47

 

İsrail’de 9 Nisan’da yapılan seçimlerin sonuçlarına bakılacak olur ise hükümeti Netanyahu kuracak gibi gözüküyor. ABD Başkanı Trump, Netanyahu’nun iktidarı kaybetmemesi için çok şey yaptı. Suriye’ye ait Golan tepeleri üzerinde İsrail’in egemenliğini tanıyan Trump, “İran Devrim Muhafızları Ordusu”nu da yabancı teröristler listesine dahil etti. Trump’ın zamanlaması bu kararların bir seçim stratejisi çerçevesinde alındığını gösteriyor. Seçimden 2 hafta önce “Golan”, 1 hafta önceyse “Devrim Muhafızları” kararı Netanyahu’yu çok mutlu etti. Netanyahu, bir isteğini daha yerine getirdiği için Trump’a okkalı bir teşekkür gönderdi.

Trump, Netanyahu’ya verdikçe verdi. Oysa Trump almadan vermeyi seven biri değil. Ancak Amerikalılar Trump’ın Netanyahu’dan ne aldığını bilmiyorlar. Bazı yorumculara göre Trump 2020’deki Başkanlık seçimleri için “İsrail Lobisi”nin desteğini garanti etmiş olabilir. Asıl soru şu: Netanyahu ile Trump arasındaki paslaşma, İsrail seçimlerinden sonraya ertelenen sözde barış plânını nasıl etkileyecek? Trump’ın Golan kararından cesaret alan Netanyahu, seçimleri kazandıktan sonra Batı Şeria’yı ilhak edeceklerini söylemişti. Netanyahu ilhakın kademeli şekilde ve Trump yönetimiyle eşgüdüm içinde gerçekleştirileceğini de duyurmuştu.

Netanyahu büyük bir söz verdi. Bu sözü yerine getirmemesi durumunda, kuracağı koalisyon hükümetinin dağılma riski var. Muhalefet cephesi de büyük ölçüde, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinin ilhâkından yana. Bu yüzden siyasi rakipleri Netanyahu’yu sözünü tutması için baskılayacaklardır. Gelmiş geçmiş ABD Başkanları arasında “en İsrail yanlısı” ilân edilen Trump iş başındayken Batı Şeria’yı da aradan çıkarmak isteyeceklerdir. Netanyahu cephesi Kudüs ve Batı Şeria’yı Trump’ın yardımıyla müzakere masasının dışına çıkarmak niyetinde. Trump’ın sözde barış plânının Filistinlilerle müzakereyi içerip içermeyeceği bile belli değil. Kudüs ve Batı Şeria’nın masaya gelmeyeceği bir müzakereye ise Filistinliler razı olmazlar.

İsrail ve Körfez’deki Arap rejimleri resmî olmasa bile fiilî işbirliği içindeler. Netanyahu ve Trump, “Suudiler” ve “Birleşik Arap Emirlikleri” başta olmak üzere Körfez rejimlerinin Filistin meselesini “mesele” etmeyeceklerine inanıyor. Bu rejimler için İran’ın bertaraf edilmesi çok daha önemli. Netanyahu’ya göre Arap rejimleriyle İsrail arasındaki ilişkide Filistinliler artık belirleyici değiller. Batı Şeria’nın ilhâkıysa “İkidevletliçözüm”ü mezara gömecek. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü kapsayacak bir Filistin devletine izin vermeyeceklerini zaten söylüyor Netanyahu. Yasa dışı yerleşimlerin genişleyeceğini vurgulayan Netanyahu önceki ABD yönetimlerinin aksine Trump’ın bir engel teşkil etmeyeceğine de inanıyor.

Trump yönetiminin İsrail’e “iki devletli çözüm” dayatmasını kimse beklemiyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun geçtiğimiz Çarşamba günü Senato Dış İşleri Komitesi’nde Demokrat Senatör Tim Kaine’nin Trump yönetiminin iki devletli çözümü destekleyip desteklemediğine ilişkin sorusuna net bir cevap vermemesi dikkat çekiciydi.

9 Nisan seçimlerinin hemen ardından yaptığı açıklamada Trump, “Bibi”sinin kazanmasının Ortadoğu’da barış şansını artırdığını söylemişti. Galiba Trump ‘barış’ sözüyle İsrail ile Körfez rejimleri arasındaki yakınlaşmayı kastediyor. Zira Filistinliler Trump tarafından denklemin dışına itilmiş durumdalar. Filistinlilerin denklem dışına itildiği şartlarda Ortadoğu’da barışın tesis edilmesi mümkün olabilir mi hiç? Trump’ın İsrail’in çıkarlarına odaklı Ortadoğu politikası bölgeyi daha büyük bir kaosa doğru hızla yaklaştırıyor. Netanyahu bir dinamit ve Trump yönetimi dinamitin fitilini ateşledi. “İsrail Lobisi”, kıyamet savaşıyla efsunlanmış Hıristiyan-Siyonistler ve onların Beyaz Saray’daki şahin müttefikleri Trump’ın gözüne perde indirmiş durumdalar. Trump yaklaşan fırtınayı görmüyor, göremiyor veya görmek istemiyor. (Yenişafak)


Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi "Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi" bölümü mezunu. 15 yıldan uzun zamandır basın camiasının içinde yer aldı. 1997 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi Haber Merkezi'nde özel haberler, dizi yazıları, araştırma yazıları, röportajlar, tarih sayfaları ve köşe yazıları yazdı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2004 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Röportaj Dalı'nda ödüle layık görüldü. Biyografi alanında dört kitap yayınladı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevler üstlendi.

Yazara ait diğer yazılar (Tümü)