Sri Lanka “Bir Kuşak Bir Yol” için mi hedef?

  • Abdullah Muradoğlu
  • 23 Apr, 2019 - 08:53

Sri Lanka'da neler oluyor?

Sri Lanka’da üç kilisenin yanı sıra bazı otellere yönelik eş zamanlı bombalı saldırılarda 300’e yakın insan hayatını kaybetti. Katliâmları henüz üstlenen bir örgüt olmadığı için saldırıların nedenleri hakkında kesin bir yargıya varmak zor. Ancak teröristlerin büyük bir dehşet ve korku salmayı amaçladıkları anlaşılıyor.

1972’ye kadar “Seylan” adıyla bilinen ülke 1948’de İngiltere’den bağımsızlığını kazandı. 22 milyon insanın yaşadığı adada halkın çoğunluğunu “Sinhale-Budist” etnik grubu oluşturuyor. Nüfusun yüzde 12.6’sını “Hindu-Tamiller”, yüzde 9.7’sini “Müslümanlar”, yüzde 7.6’sını ise çoğu Katolik olmak üzere “Hıristiyanlar” teşkil ediyor. Ülke 1983-2009 yılları arasında “Tamiller” ile “Hindular” arasında iç savaş yaşadı. İç savaş, “Tamil Kaplanları” adlı örgütün tasfiye edilmesiyle son buldu. İki etnik grup arasındaki gerilim ise hâlâ sürüyor.

Son yıllarda ülkede aşırı Sağcı Budist rahiplerin öncülük ettiği sözde sivil gruplar tarafından Hıristiyanlara ve Müslümanlara yönelik saldırılar yoğunluk kazandı. Öte yandan ülke Çin ile Hindistan, Çin ile ABD arasındaki nüfuz mücadelesinin parçası oldu. Sri Lanka, Çin’in devasa “Bir Kuşak Bir Yol” projesinde önemli bir kavşak. Sri Lanka, Çin kredisiyle inşa edilen Hambantota Limanı’nı borçlarını ödeyemeyince 99 yıllığına Çin’e devretmek zorunda kaldı.

Hambantota, Çin sularından Basra Körfezi’ne uzanan deniz şeridinde Pekin’in “inciler dizisi” plânının bir parçası. Amerikalılar Çin’in Hambantota Limanı’na odaklanmasını Güney Asya’da stratejik ayaklar inşa etme stratejisinin bir parçası olarak görüyorlar. Limanın devlet kontrolündeki bir Çin şirketine devredilmesi hem Hindistan ve hem ABD tarafından sakıncalı bulunuyor. Çin’in limanda bir askeri üs inşa edeceğine dair söylentilerse Amerika’da tepkiyle karşılanmıştı.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence 4 Ekim 2018’de “Hudson Enstitüsü”nde yaptığı konuşmada Trump yönetiminin Çin politikasına açıklık getirmişti. Pence konuşmasında Çin’in küresel nüfuzunu genişletmek için “borç diplomasisi”ni kullandığını ve Hambantota Limanı’nın Pekin’in giderek büyüyen Donanması için askeri üs haline gelebileceği uyarısı yapmıştı. Gerçi Sri Lanka Hükümeti söylentileri yalanladı ama Amerikalıları tatmin edemedi. Pence’in konuşmasıysa Çin ile ABD arasında yeni bir “Soğuk Savaş”ın açılışı olarak yorumlanmıştı.

Diğer yandan Evanjelik Hıristiyan kuruluşlar Afrika ve Asya’da yaşayan Hıristiyanların koruma altına alınmasını Trump yönetiminin öncelikli politikası haline getirmeye çalışıyorlar. Mike Pence ve Dış İşleri Bakanı Mike Pompeo başta olmak üzere Evanjelikler, Trump yönetiminde bir hayli nüfuza sahipler. 2 milyona yakın Hıristiyanın yaşadığı Sri Lanka’da Evanjelikler 1950’lerden bu yana etkinler. “Sri Lanka Ulusal Hristiyan Evanjelik İttifakı(NCEASL) ” adlı kuruluş ise bir süredir hıristiyanlara yönelik saldırılara dikkat çekiyor.

Bu arada yeri gelmişken, “Soğuk Savaş” döneminde “Sovyetler Birliği”ne karşı kurulan “Mevcut Tehlike Komitesi”nin (The Committee on the Present Danger (CPD”) Çin karşıtı şahin “Neoconlar” tarafından canlandırıldığını hatırlatmalıyız. Komitenin yeni ismiyse “Mevcut Tehlike Komitesi/ Çin(CPD-C)” olarak belirlendi. Komitenin kurucuları arasında Trump’ın eski Beyaz Saray Baş Stratejisti Steve Bannon ile “Güvenlik Politikası Merkezi” başkanı Frank Gaffney de yer alıyor. Komite, Çin Komünist Partisi tarafından yaratılan tehditlerin azaltılmasına yönelik etkinliklere ve girişimlere ev sahipliği yapıyor. Çin’i ABD için varoluşsal ve ideolojik bir tehdit kaynağı olarak gören “Mevcut Tehlike Komitesi/Çin” son etkinliğini 9 Nisan’da gerçekleştirmişti.

En başta da ifade ettiğimiz gibi saldırıların perde arkası aydınlanmış değil. Ancak Sri Lanka’nın bölgesel ve küresel güçler arasında yaşanan jeopolitik rekabette önemli bir alanı işgâl ettiğini tekrar tekrar vurgulamak gerekiyor. (Yenişafak)


Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi "Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi" bölümü mezunu. 15 yıldan uzun zamandır basın camiasının içinde yer aldı. 1997 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi Haber Merkezi'nde özel haberler, dizi yazıları, araştırma yazıları, röportajlar, tarih sayfaları ve köşe yazıları yazdı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2004 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Röportaj Dalı'nda ödüle layık görüldü. Biyografi alanında dört kitap yayınladı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevler üstlendi.

Yazara ait diğer yazılar (Tümü)