Selamların en Güzeli ile Selamlıyoruz

  • Editör
  • 31 Jul, 2018 - 15:27

Hamd Alemlerin Rabbine, salat ve selam O’nun resulüne ve ashabına...

Bizler bazıları uzun yıllardır Avrupa’da yaşayan, bazıları Avrupa’da eğitimini tamamlamış, bazılarımız ise burada Avrupa’da doğup büyümüş olan Müslümanlarız. Hepimiz ortak özelliği ise genelde insanlığın,  özelde İslam’ın ve Müslümanların derdini dert edinmiş olmamızdır.

Yılarca bulunduğumuz ülkelerde gerek var olan ibadethanelerede, gerekse de oluşturduğumuz mescit, lokal ve derneklerde, bizim insanlarımızın yaşadıkları topluma ve İslam’a yararlı birer birey olması için çaba sarf ettik. Bunu yaparken de hem siyasi olarak, hem de İslami olarak aklımız, kalbimiz, gözümüz ve kulağımız kendi ülkelerimizde oldu. Yani buralarda yaşamamıza rağmen ruhlarımız kendi ülkelerimizde gibiydi. Sevinçlerini sevincimiz, üzüntülerini üzüntümüz, dertlerini derdimiz olarak kabul ettik öyle yaşadık ve yaşıyoruz. Hem de, gerek siyasilerimizin gerekse de dini otoriterlerimizin eylem ve söylemlerini hiçbir zaman bize sormadıklarını, bizi hesaba katmadıklarını, biz Avrupa’daki Müslümanlara maddi ve manevi olarak ihtiyaç duyduklarında akıllarına geldiğimizi bilerek bunu bu yaptık ve yapıyoruz.

Ancak son yıllarda siyasilerimizin ve dini otoritelerimiz bizim varlığımızı ve yaşam koşullarımız hesaba katmadan ortaya koydukları tutum ve davranışlar bizleri ciddi bir şekilde olumsuz olarak etkilemeye başladı.

Siyasilerin ortaya koydukları tutum ve davranışlar bulunduğun ülkelerde, zaten ’’öteki’’ olan biz Müslümanları daha fazla ötekileşmesine neden olmaktadır. Ve her geçen gün biz Avrupalı Müslümanların yaşam alanları biraz daha daralmakta/daraltılmaktır.

Dini yaşama konusunda da durumumuz farklı değil. Daha önceleri ’’Mescitler, Mescit-i Haram’ın birer şubeleridir’’ ilkesini birebir yaşıyorduk. Mezhep meşrep ayrımı olmadan, dünyanın onlarca farklı ülkesinden gelen Müslümanlar aynı mescidde birlikle saf tutuyorduk. Ancak son yıllarda bizim ülkelerimizdeki ayrıştırıcı, farklılaştırıcı ve tekfirci eylem ve söylemlerin yansıması bizleri de kuşatmaya başladı. Buradaki Müslümanlar bırakın birlikte namaz kılmayı birbirlerine selam vermez hale geldi.

Bizler Avrupalı Müslümanlar bulunduğumuz ve yaşadığımız ülkelerde gerek insani, gerekse de İslami olarak zaten yeteri kadar sorunumuz var.

Bundan dolayı ülkelerimizde suni olarak oluşturulan milli, ırki ve mezhebi vb. sorunlarla gündemimizi meşgul etmemek, bulunduğumuz ülkelerdeki sorunlara çözüm olmayan meselelerden uzak durmak, Müslümanları ayrıştırmamak, ötekileştirmemek, haber verirken adil ve tarafsızlık ilkesinden şaşmamak, her şeyden önemlisi Avrupalı Müslümanlar olarak ’’biz de varız ve Allah’ın bize verdiği akıl, izan, feraset ve kabiliyeti kullanabiliriz. Eşya ve hadiseler karşısında bir birey olarak, bir Müslüman olarak bizim bir ’’BAKIŞ’’ımız var’’ demek için bu siteyi kurmuş bulunuyoruz.

İnşallah hayırlara vesile olur.

Selam ve Dua ile....

Editör

Yazara ait diğer yazılar (Tümü)