Merkel'in Çin ziyareti gelecekteki Alman liderler için önemli

  • Tercüme Makaleler
  • 06 Sep, 2019 - 12:25

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Çin Başbakanı Li Keqiang'ın davetlisi olarak 6-7 Eylül günlerinde Çin'e resmi ziyarette bulunacak.

İki gün sürecek ziyarette, ülkeler arası ekonomi ve ticari ilişkilerin ele alınması öngörülüyor. Öte yandan, bazı batı menşeili yayın organlarında çıkan haberlerde Merkel'in Çinli liderle görüşmesinde Hong Kong'da yaşanan olayları da ele almasının beklendiği yazılıyor. Alman Şansölyesi daha önce yaptığı açıklamada Hong Kong'da diyalog çerçevesinde bir çözüm bulunması için her şeyin yapılması gerektiğinin altını çizmişti. Buradan hareketle, ziyaret kapsamında batı medyasındaki baskıları bir parça yatıştırmak adına Merkel'in bu konuyu değinmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Almanya Şansölyesi Angela Merkel, bugün Çin'e 12. ziyaretini gerçekleştiriyor.

Merkel 2005 yılında göreve başladığından beri, Çin ile olan ilişkilerine büyük önem verdi. Çin'e yönelik genel politikası ise Çin-Almanya ve Çin-Avrupa ilişkilerinin geliştirilmesinde olumlu bir rol oynadı.

Almanya ile Avrupa'daki bazı unsurlar, Çin'in hızlı gelişimi karşısında endişe duyuyor. Ekonomi, teknoloji ve jeopolitik gibi alanlarda Çin'in olumlu adımlarından rahatsız olanlar, bununla başa çıkmak için ABD ve Batı dünyasıyla bağlarını güçlendirmek istiyorlar. Avrupa ile Almanya'da Çin'e yönelik politikaların ayarlanması konusunda artan bir ses var.

Bu nedenle, Merkel'in Çin'e yönelik dostane bir dış politika konusunda ısrar etmesi ve Çin ile ikili iş birliğinin büyük resmini onaylaması kolay bir hareket değil. İki ülke yalnızca ekonomi, ticaret, teknoloji ve kültür iş birliğinde değil, aynı zamanda çok taraflı bir dünyayı ve mevcut küresel yönetim kurallarını savunmada ortak bir zemin buldu. Çin-Almanya ilişkilerini yolunda tutmak, Çin ile Avrupa'nın ilişkilerini sorunsuz bir şekilde geliştirmeleri için yardımcı olan bir durum.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, yemin edip görevine başladığı günden itibaren Avrupa'yı baskı altına almak için tek taraflılığı kullanan birçok uluslararası anlaşmayı bozdu. Almanya, ABD uygulamalarının çoğuna katılmıyor. Bu bağlamda, Beijing-Berlin ilişkisi, Merkel'in tutumu ve küresel yönetişimde Beijing'le olan iş birliği, çok taraflılığı ve dünya ticaret sistemi ile uluslararası düzeni ve kuralları korumada önem arz ediyor.

TİCARET ALMANYA'NIN TEMELİDİR

Ticaret Almanya'nın temel dayanak noktası. Almanya, dünyanın dördüncü en büyük ekonomisi ve Avrupa'nın en büyüğü. Bu nedenle, Alman liderliği, ülkenin girişimleri için fayda sağlamaya büyük önem verir. Neredeyse Alman şansölyesi Çin'i her ziyaret ettiğinde, büyük bir iş heyeti ile gelir, bu kez de bir değişiklik olmayacak.

Avrupa ve ABD arasındaki ihtilafların yanı sıra ABD'nin Çin ile başlattığı ticaret savaşından etkilenen Almanya ekonomik bir sıkıntıyla karşı karşıya. Bu nedenle, ekonomi politikası Merkel'in Çin ziyaretinin ağır bir parçası olacak. Büyük iş heyeti şaşırtıcı olmadığı gibi bu durum iki ülkenin Trump'ın tek taraflı olmasının gölgesinde iş birliği yapması için daha iyi koşullar yaratılmasına yardımcı olacaktır.

MERKEL'İN ÇİN ZİYARETİ, ALMANYA İÇİN ÖNEMLİ

Merkel'in Çin ziyareti, Almanya için önemli. Ancak, Avrupa Çin'le ilgili şüphelerini artırdığından Merkel'in duruşundan taviz vermemesi gerekiyor. Bununla birlikte, nesnel olarak ziyareti, diğer Avrupa ülkeleri için de iyi bir örnek oluşturacak.

Bazı Batılı medya kuruluşları, Merkel'in ziyareti sırasında Hong Kong ilişkilerini Çin lideri ile ele almasını bekliyorlardı. Alman yayın organı Deutsche Welle, Angela Merkel'in 14 Ağustos'ta Berlin'de yaptığı açıklamada, "Şiddeti önlemek ve diyalog çerçevesinde bir çözüm imkânı bulmak için her şeyin yapılması gerektiğini" söylediğini aktardı. Merkel, akıllı bir lider ve Çin ziyaretinin iş birliği ile ilgili olduğunu biliyor.

Batılı liderlerin Çin'e yaptıkları yolculukta insan hakları konularından bahsetmeleri neredeyse düzenli bir hamle. Merkel muhtemelen Hong Kong'dan bahsedecek, ancak bunu sadece Almanya'nın içindeki baskıyı değiştirmek için yapacak. Çin tarafının yapması gereken şey, Çin'in iç işlerinin dış güçler tarafından engellenmemesi gerektiği konusundaki duruşunu açıkça belirtmek, işte hepsi bu.

Merkel yeniden seçilmeyecek. Dolayısıyla Çin'e yönelik politikası, halefleri için politik bir miras olabilir. Merkel iktidara ilk geldiğinde, selefi Gerhard Schroder'ın Çin'e yönelik dostane politikasına katılmıyordu. Ancak daha sonra pratikte Çin-Almanya iş birliğinin önemini anladı. Merkel'in Çin'e yönelik tutumundaki değişim, iyi ilişkilerin Almanya, Avrupa ve dünyaya fayda sağladığının farkında olmasından kaynaklandı. Şüphesiz, Merkel'in tecrübesi, ideolojiye aşırı değer veren, ABD yanlısı olan veya Çin konusunda ön yargılı olan gelecekteki Alman liderler için önemli bir miras.

(Global Times, Xu Hailin - Çeviri: CRI-Turk)


Bu bölümde yayınlanan yazılar tamamen tercüme makaleler olup görüşleri yazarına aittir ve BAKIS.eu'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Yazara ait diğer yazılar (Tümü)