Örnek alınacak bir imam

  • Kemal Öztürk
  • 26 Mar, 2019 - 09:29

Yeni Zelanda’da yaşananlar bize bir şeyler öğretmeye devam ediyor. Krizi büyük bir başarıyla yürüten, sevgisi ve içtenliği ile herkesi kendine hayran bırakan Başbakan Jacinda Ardern’den sonra, şimdi de katliamın olduğu Nur Camii imamı Cemal Fouda herkesi kendine hayran bıraktı.

Geçtiğimiz Cuma günü namazda Başbakan’ın, devlet protokolünün ve dünyadan gelen çeşitli dinlere mensup binlerce kişinin karşısında yaptığı konuşma, herkese örnek olacak derin, saygın, kuşatıcı ve ders verir nitelikteydi.

Başbakan Ardern herkesin örnek alması gereken bir liderse, Cemal Fouda da herkesin örnek alması gereken Müslüman bir imamdır.

Konuşmayı çok kıymetli bulduğum için, önemli kısımlarını sizin için buraya alıntıladım. Umarım Müslüman dünyasında bu imamların sayısı artar.

KALBİMİZ KIRIK AMA BİZ KIRILMADIK

“Geçen Cuma bu camide dururken, 50 masum insanı öldüren, 42 kişiyi yaralayan ve dünyadaki Müslümanların kalbini kıran o teröristin gözünde, nefret ve cinnet gördüm.

Bugün aynı yerden baktığımda, binlere Yeni Zelandalının ve fiziksel olarak bizimle beraber olmayan ama manevi olarak bizimle olan milyonlarca kişinin gözlerinde, kalplerini dolduran sevgi ve merhameti görüyorum.

Bu terörist, habis bir ideolojiyle bizi birbirimizden ayırmaya çalıştı. Fakat biz Yeni Zelanda’nın ayrılmaz olduğunu gösterdik…

Kalbimiz kırık ama biz kırılmadık.

Bizi bölmeye çalışanlara karşı ayaktayız, beraberiz ve kararlıyız…

ONLARIN KANI UMUT TOHUMLARINI SULADI

Bu, beyaz ırkın üstünlüğünü savunan habis ideolojinin bize ilk saldırısı değil, fakat en ağır saldırısıdır.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine sesleniyorum: Sevdikleriniz bir hiç uğruna ölmedi.

Sizleri kaybetmemiz, Yeni Zelanda’nın birliği için bir kazanımdır. Sizlerin ayrılığı sadece bu millet için değil, insanlık için uyanıştır. Onların kanı umut tohumlarını suladı. Bununla beraber dünya, İslam’ın ve birlikteliğimizin güzelliğini görecek.

Allah Kur’an’da şöyle der, “Allah yolunda öldürülenler için ‘ölüler’ demeyin. Onlar diridirler fakat siz bilmezsiniz”…

Onlar sadece İslam’ın değil, bu milletin ve Yeni Zelanda’nın da şehitleridir.

NEFRET GİDECEK VE SEVGİ BİZİ KURTARACAK

Burada toplanmamız, tüm çeşitli renklerimizle dev insanlığımızın bir kanıtıdır.

Yüzler ve binler olarak burada sadece bir amaç için bulunmaktayız: Nefret gidecek ve sevgi bizi kurtaracak.

Yeni Zelanda halkına sesleniyorum, göz yaşlarınız için teşekkür ederim. Haka’nız için teşekkür ederim. Çiçekleriniz için teşekkür ederim. Sevginiz ve merhametiniz için teşekkür ederim.

Başbakanımıza sesleniyorum. Teşekkür ederim. Liderliğiniz için teşekkür ederim. Tüm dünya liderleri için bir ders oldu. Ailelerimize sarıldığınız için ve basit bir başörtüsü takarak bizi onurlandırdığınız için teşekkür ederim. Sözleriniz ve şefkat gözyaşlarınız için ve bizden biri olduğunuz için teşekkür ederim…

Teşekkür ederim Yeni Zelanda, sevginin ve önemsemenin ne demek olduğunu dünyaya gösterdiğiniz için…

Cuma namazı için buraya gelen kardeşlerime sesleniyorum:

Sizin ve benim yaşadığım travmadan sonra kendimizi bir boşlukta hissetmemiz kolaydır. Fakat Allah’ın bize vaadi haktır: “Onların başına bir musibet geldiğinde, ‘kuşkusuz biz Allah’tan geldik ve yine O’na döneceğiz” derler. Kontrol ettiğiniz öfkeniz, taşan merhametiniz ve kararlılığınız için teşekkür ederim.

KORKU POLİTİKALARI VE NEFRET SÖYLEMİNE SON VERİN

İslamofobia öldürüyor. Bunun acısını Müslümanlar tüm dünyada yıllarca hissetti. (İslamofobia) Kanada’da öldürdü, onun barbarlığını Norveç’te çocuklara karşı kullandı.

İngiltere’de, Amerika’da ve dünyanın diğer ülkelerinde masum Müslümanlara karşı kullanıldı.

İslamifobia bir gerçektir. İnsanları insanlıktan çıkartıp, Müslümanlardan korkmaları için planlanmış bir kampanyadır. Bizim ne giydiğimizden, yediklerimizden, ibadet etme ve inancımızı uygulama şeklinden korkutmak için yapılmış bir kampanyadır.

Korku politikaları ve nefret söylemlerine bir son vermeleri için, Yeni Zelanda dahil, komşu ülkelere ve dünyadaki tüm devletlere çağrıda bulunuyoruz.

AŞIRI SAĞIN YÜKSELİŞİ İNSANLIK İÇİN KÜRESEL BİR TEHDİTTİR

50 kişinin şehadeti ve 42 kişinin yaralanması, bir gece aniden gelen bir şey değildir. Bazı siyasi liderlerin, medya kuruluşlarının İslam ve Müslüman karşıtı söylemlerinin bir sonucudur.

Geçen hafta gerçekleşen olay, dünyaya gösterdi ki, terörizmin bir ırkı, bir rengi ve bir dini yoktur. Beyaz ırkın üstünlüğü ve aşırı sağın yükselişi, insanlık için büyük küresel bir tehdittir ve bir an önce sona ermelidir.

Allah’ım milletimizi ve Yeni Zelanda’yı barışla, güvenlikle mühafaza et ve habis ruhlu insanlardan koru. Allah’ım dünyanın geri kalanını barışla, güvenlikle ve huzurla muhafaza et.” (Yenişafak)


1969 yılında Ağrı’da doğdu. Orta öğrenimini Sakarya’da tamamladı. Marmara Üniversitesiİletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Öğrenciliği esnasında çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayınlayarak yazı hayatına atıldı. 1995 yılında Yeni Şafak Gazetesi’nde profesyonel gazeteciliğe başladı.1999 yılında Amerika ve Kanada’ya giderek yabancı dil eğitimi aldı ve belgesel alanında araştırmalar yaptı.1 Ocak 2015 tarihinden itibaren Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazarı oldu. İyi derecede İngilizce bilen Öztürk, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Yazara ait diğer yazılar (Tümü)